Gazete Ekonomik

  1. Anasayfa
  2. »
  3. »
  4. Nöroblastom 2025 Sempozyumu Çeşme’de: Yeni Protokolle Sağkalım Oranlarında Büyük Sıçrama
Genel

Nöroblastom 2025 Sempozyumu Çeşme’de: Yeni Protokolle Sağkalım Oranlarında Büyük Sıçrama

Gazete Ekonomik Gazete Ekonomik -
50 0

İzmir Çeşme’de düzenlenen “Nöroblastom 2025 Sempozyumu”, Türkiye’nin dört bir yanından çocuk onkolojisi uzmanlarını bir araya getirerek, çocukluk çağı nöroblastom tedavisinde yeni dönem olarak görülen TPOG Nöroblastom 2026 Protokolü’nü masaya yatırdı.

Acıbadem Kent Hastanesi ev sahipliğinde, Türk Pediatrik Onkoloji Grubu (TPOG) ve Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği İzmir Şubesi iş birliğiyle Çeşme Ilıca Otel’de gerçekleştirilen toplantının ana gündemi, çocukluk çağı nöroblastom tedavisinde standartların güncellenmesiydi.

Sempozyum başkanlığını yürüten Acıbadem Kent Onkoloji Merkezi Pediatrik Onkoloji Bölümü Sorumlusu Prof. Dr. Hatice Nur Olgun, TPOG Nöroblastom 2026 Protokolü’nün Türkiye genelindeki pediatrik onkoloji uzmanlarının ortak katkılarıyla hazırlandığını belirterek, yeni yaklaşımın özellikle yüksek riskli hastalarda sağkalım oranlarını daha da yukarı taşımayı hedeflediğini vurguladı.

Yüksek riskli grupta sağkalım %6’dan %65’e çıktı

Prof. Dr. Olgun, nöroblastom protokollerinin uygulanmasından önce yüksek riskli grupta beş yıllık sağkalım oranlarının sadece yüzde 6-8 seviyelerinde olduğunu hatırlatarak, TPOG Nöroblastom 2020 Protokolü ile bu oranın yüzde 65’e yükseldiğini ifade etti.

Olgun, “Bu başarı; çok merkezli ulusal iş birliği, standart tedavi yaklaşımlarının benimsenmesi ve ortak veri paylaşım kültürünün güçlenmesi sayesinde mümkün oldu. Yeni protokolün her aşaması ortak akılla ve gönülden katkılarla şekilleniyor. Her paylaşım, her öneri, bir çocuğun yaşamına doğrudan dokunuyor.” dedi.

Türkiye’de çocukluk çağı kanserlerinin tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 2-3’ünü oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Olgun, her yıl yaklaşık 3.000–4.000 çocuğa yeni kanser tanısı konduğunu aktardı. Olgun, nöroblastomun ise “çocuk onkolojisinin en kötü seyirli tümörlerinden biri” olduğuna dikkat çekerek, hastaların büyük kısmının sinsi seyir nedeniyle ileri evrede tanı aldığını söyledi.

33 yıllık ulusal deneyim tedavi standartlarını şekillendiriyor

Türkiye’nin SIOPEN (Avrupa Pediatrik Onkoloji Nöroblastom Grubu) temsilcisi olan Prof. Dr. Hatice Nur Olgun, nöroblastom protokol çalışmalarının 33 yıl önce Ege Bölgesi’ndeki dört hastaneyle başladığını, bugün ise ulusal tedavi standardının temelini oluşturduğunu ifade etti.

Olgun, protokoller öncesinde yüksek riskli grupta beş yıllık sağkalım oranlarının yüzde 10’u bile bulmadığını hatırlatarak, “TPOG Nöroblastom 2020 Protokolü ile bu oran yüzde 65’e ulaştı. Bu, Türkiye’de çocukluk çağı kanserlerinde ulaştığımız düzeyi göstermesi açısından son derece çarpıcı bir tablo.” dedi.

Yeni dönemde hedeflenen gelişmelere de değinen Olgun, “Yeni protokollerde moleküler genetik incelemeler, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin daha geniş yer alması, sağkalım oranlarının uluslararası düzeylere ulaşmasında kritik rol oynayacak.” açıklamasını yaptı.

Tedavide çok disiplinli yaklaşım vurgusu

İki gün süren Nöroblastom 2025 Sempozyumu boyunca klinik araştırmalardan cerrahi yaklaşımlara, radyolojik ve moleküler tanı yöntemlerinden relaps (tekrarlayan) ve refrakter (tedaviye dirençli) hastalıkların yönetimine kadar geniş bir yelpazede sunumlar gerçekleştirildi.

Akademisyenler, hekimler, hemşireler ve araştırmacılar, nöroblastomun tanı ve tedavi süreçlerini iyileştirmeye yönelik güncel verileri ve klinik deneyimlerini paylaştı. Toplantıda, çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde ulusal iş birliği ve bilimsel dayanışmanın hayati önem taşıdığı bir kez daha vurgulandı.

Sempozyumun kapanışında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Hatice Nur Olgun, “Her katkı, bir çocuğun yaşamına umut katıyor. Yeni protokolün her aşaması ortak akılla şekilleniyor. Bu birliktelik, çocukluk çağı kanserlerinde elde ettiğimiz ilerlemenin en değerli göstergesi.” ifadelerini kullandı.

İzmir’de düzenlenen Nöroblastom 2025 Sempozyumu, Türkiye’nin çocukluk çağı kanserleriyle mücadelesinde bilimsel temelli, güncel ve standartlaşmış tedavi yaklaşımlarının güçlenerek devam edeceğini bir kez daha ortaya koydu.

İlgili Yazılar